Tombalası hazır, kadehleri dolu, konik şapkası kafasında, paşalar gibi dansözünü bekleyen güzel ülkem; 1988 yılına keyifli bir giriş yapma hazırlığındaydı. Yılın ilk çinkosunun kahkahası, tek kanallı ...
Televizyon dünyasının insanları evlendirmekten vazgeçip, arama tarama yıkama yağlama yaptığı dönemlerdeyiz. Dizilerin dönüp dolaşıp aynı şeyleri anlattığı, haberlerin farklılaşamadığı, futbolcuların g...
Bu aralar seviyoruz galiba ışıklı şarkıları, elektronik melodileri, gözümüzü oyalayacak müzikler dinlemeyi… Dinlenen bir şeyin kulaktan çok göze hitap ettiği bu dijital dönemi sorgulamak da istemiyoru...
İlk olarak; 14 Kasım 2001 yılında İstanbul Ali Sami Yen Stadı’nda duymuştum bu tezahüratı. Haylaz lise tayfası olarak, kupa yolundaki son maçta ülke milli takımına destek için gündüzden stat önünde...
Selahattin Pınar’ın “Bir Bahar Akşamı” rastladığı Afife’si kadar âşık olunası bir ilçedir Kadıköy. Moda’nın eşsiz serinliği, Bahariye’nin naif kalabalığı, Yeldeğirmeni’nin yokuş aşağı estetiği ile buh...
Nasıl yani internetten bedava dinlemek varken bu eski püskü plak için para mı veriyorsun hocam bir de? Ne buluyorsun arkadaş bu kadar cızırtının arasında? Annemin de bir sürü plağı vardı kilerde, taşı...
Dünya tek bir ülke olsaydı İstanbul başkent olurdu vecizesiyle zamanında pamuklara sarmalanmış kentimiz, hepimizin baş şikâyeti, kronik problemi olmuş durumda… “Bir dokun bin ah işit” ve “İstanbul” b...







