Bizimle iletişime geç

Kızıl Ölümün Maskesi 2020’de vizyonda

Kültür & Sanat

Kızıl Ölümün Maskesi 2020’de vizyonda

Edgar Allan Poe’nun “Kızıl Ölümün Maskesi” adlı öyküsü yeniden sinemaya uyarlanıyor ve her şey yolunda giderse 2020’de sinemaseverlerle buluşacak.

19. yüzyıldan bugüne Amerikan edebiyatı başta olmak üzere dünya edebiyat tarihinde Gotik türünün ustası kabul edilen; yazdıklarıyla polisiye, bilimkurgu, fantastik türlerinde de çok önemli bir iz bırakan Edgar Allan Poe’ya yönelik ilgi varlığını hâlâ –hem de güçlü bir şekilde– sürdürüyor.

Bunun bir örneği olarak Indiewire’da yayımlanan habere göre, Poe’nun “Kızıl Ölümün Maskesi” (The Mask of the Red Death) adlı öyküsü yeniden sinemaya uyarlanıyor ve her şey yolunda giderse 2020’de sinemaseverlerle buluşacak.

Aslında yeni bir proje değil bu: Sinemaya aktarılacak olan, Akira Kurosawa’nın yarım kalan uyarlaması… Kurosawa’nın bu filmin senaryosunu, 1975’te çektiği Dersu Uzula’dan hemen sonra kaleme aldığı biliniyordu. 1998’de hayata geçirilmesi planlanan tasarı, Kurosawa felç geçirdikten sonra duraklatılmış, yönetmenin aynı yıl içinde ölmesiyle de rafa kaldırılmıştı. Şimdi, Kurosawa’nın senaryosu, Çin film stüdyosu Huayi Brothers ve CKF Pictures işbirliğinde beyaz perdeye aktarılacak.

Poe ve “Kızıl Ölümün Maskesi”

Gotik edebiyat türünün yaratıcısı olmasa da bu geleneğin izinden gidip onu dönüştürerek edebiyatını kuran Poe, eleştirmen Benjamin F. Fisher’a göre, “korku öyküsünü, ‘kanı dondurarak’ eğlendirmek olan ilk amacından, İngiliz dilinde yazılmış en karmaşık psikolojik yaratıya dönüştürmüş”tü ve böylece “Gotik edebiyata daha fazla sanat kattı”. Dostoyevski’ye göreyse, “Poe’nun sadece kendine has olan ve onu bütün diğer yazarlardan ayıran özelliği, hayal gücünün olanağanüstü genişliği”ydi.

İnsan ruhunun en derinlerinde gezinen bakışı, düşle gerçek arasında kurduğu sıra dışı bağ ve üslubuna can veren hayal gücüyle Poe’nun iz bırakan öykülerinden biri de “Kızıl Ölümün Maskesi”dir.

İlk kez 1842 yılında yayımlanan öyküde, Prens Prospero’nun, “Kızıl Ölüm” olarak bilinen ve “ülkeyi kırıp geçiren” salgından korunmak için kale tipinde bir manastırda inzivaya çekilmesi anlatılır. Burada bir maskeli balo düzenleyen Prens, kendisine eşlik eden bin kadar soyluyla eğlenmekte, Kızıl Ölüm’den kurtulduğunu düşünmektedir. Eğlencenin doruk noktasına ulaşıldığında, gizemli biri ortaya çıkar ve tüm odaları dolaşmaya başlar. Prospero bu yabancıyla yüzleştiği anda düşüp ölür.

Ölümün kaçınılmazlığını, insanın ölümden kaçmak için giriştiği sonuçsuz çabaları resmeden alogorik bir öykü olarak yorumlanan “Kızıl Ölümün Maskesi” Poe’nun Gotik türdeki öykücülüğünün temel özelliklerini verdiği için de önemlidir.

“Kuzgun” ve “Annabel Lee” şiirleriyle de tanınan, acılı bir hayatın ardından çok genç yaşta yaşama veda eden bu büyük yazarın yine büyük bir isimle –Kurosawa- buluşması olarak da okunabilecek filmi dört gözle bekleyeceğiz.

Beklerken de Poe’nun öykülerini dönüp dönüp tekrar okuyacağız…

Devamını Oku

Bi Tutam Fikir, söyleyecek sözleri olup bunları paylaşmak için bir araya gelen bir ekibin ürünü. Bir Tutam Fikir olarak sadece sevdiğimiz şeyleri paylaşıyoruz. Umarız tüm fikirlerimiz ve yazılarımız sizin için okuması keyifli anlara dönüşür.

yorum için tıkla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Alakalı Kategori: Kültür & Sanat

Yukarı